Maarif Modeli Ebeveyn Okulu ve Yenilenen Aile Okul Kurs Programları Uzaktan Çevrimiçi Bilgilendirme Toplantısı Gerçekleştirildi
| Aile Okulu
Genel Müdürümüz Sayın Cengiz Mete’nin açış konuşmasını yaptıkları “Maarif Modeli Ebeveyn Okulu Kurs Programı Bilgilendirme Toplantısı”, çevrim içi olarak gerçekleştirildi. Genel Müdürümüz açış konuşmasında;
Maarif Modeli Ebeveyn Okulu Kurs Programı’nın genel felsefesi,
Aile ile okulu bir araya getirerek iş birliğinin artırılması,
Ailenin evladıyla nitelikli zaman geçirmesine katkı sağlanması,
Öğrencilerin kaliteli zaman geçirmesinin ihmal edilmemesi,
Fırsat eşitliğinin merkeze alınması, Annelerimizin okulla etkin ve verimli iş birliği kurmalarına imkȃn verilmesi konularına vurgu yaptı.
81 il müdürlüğündeki hayat boyu öğrenme şubelerinden sorumlu müdür yardımcısı/şube müdürlerinin katılım sağladığı toplantıda, Daire Başkanlarımız da görev alanlarına yönelik bilgilendirmelerde bulundular.
“Maarif Modeli Aile Konferansları” Hane İçi Dijital Eğitim ile Erzurum’da Başladı
| Aile Okulu
Eğitim, bireylerin ve toplumların geleceğini şekillendiren en önemli unsurlardan biridir. Ailede başlayan eğitim, çocukların kişisel ve akademik gelişiminde kritik rol oynamaktadır. İçinde bulunduğumuz 21. yüzyılın hızla değişen dinamikleri ve getirdiği yeni gereksinimler, eğitim anlayışımızı sürekli olarak yenilemeyi ve geliştirmeyi zorunlu kılmaktadır. Bakanlığımız tarafından hayata geçirilen Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında, Genel Müdürlüğümüzce gerçekleştirilecek olan “Hane İçi Dijital Eğitim Konferansları” ve “Maarif Modeli Aile Konferansları” ile aileleri; öğretim süreçlerine dahil etmeyi, eğitim sürecindeki etkinliğini artırmayı, çağın gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatılmış nesiller yetiştirirken risk ve tehditlere karşı korumayı ve güçlendirmeyi amaçlamaktayız.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli: Geleceğin Eğitim Vizyonu
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli; millî ve manevi değerlerimizi temel alarak çağın bilimsel ve teknolojik gelişmeleriyle bütünleşmiş, yenilikçi bir eğitim anlayışını temsil etmektedir. Bu model; öğrencileri sadece bilgiyle donatmakla kalmayıp onları eleştirel düşünme, problem çözme, iş birliği yapma ve iletişim kurma becerileriyle de güçlendirmeyi amaçlarken yetkin ve erdemli insan yetiştirme felsefesi üzerine kurulmuştur. Ailelerin bu modelin temel felsefesini ve hedeflerini anlaması, çocuklarının eğitim yolculuğunda onlara daha etkin bir rehberlik etmeleri açısından büyük önem taşımaktadır. “Hane İçi Dijital Eğitim Konferansları” ve “Maarif Modeli Aile Konferansları” ile ailelere modelin içeriğini, aileyi korumayı, güçlendirmeyi ve dijital dünyanın işleyiş yapısını derinlemesine aktarmayı da hedeflemekteyiz.
Hane İçi Dijital Eğitim Konferansları: Dijital Çağda Ailelerin Eğitimdeki Yeni Rolü
Günümüzde teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte, çocukların eğitim ve yetiştirme süreçleri de değişmekte ve dönüşmektedir. “Hane İçi Dijital Eğitim Konferansları”, bu dönüşümün farkında olan ailelere, dijital dünyanın getirdiği risk ve tehditlere karşı rehberlik etmeyi amaçlamaktadır. Bu konferanslar aracılığıyla aileler; güvenli internet kullanımını, dijital bağımlılık, çocuk psikolojisi, aile içi sınırlar ve bilinçli internet kullanımı gibi konularda bilgilendirilecek, ailelerin dijital dünyanın tehditlerine karşı güçlenmesini sağlayacak, aileleri dijital çağın yeni dinamiklerine hazırlayarak çocuklarını geleceğe daha bilinçli bir şekilde yetiştirmelerine olanak tanıyacaktır.
“Hane İçi Dijital Eğitim Konferansları” ve “Maarif Modeli Aile Konferansları”, Türkiye’nin dört bir yanındaki illerde düzenlenecek bir dizi etkinlik olarak planlandı. Rehber öğretmenler, kurs programlarının eğiticileri, muhtar ve velilerin katıldığı ilk konferans, 24 Nisan 2025 tarihinde Erzurum’da gerçekleşti. Konferansta, alanında uzman isimler, velilerimizle bir araya gelerek aşağıdaki konulara değindiler:
Daire Başkanı Hikmet AZER: “Maarif Modeli Ebeveyn Okulu ve Aile Okulu Kursları”
Prof. Dr. Levent ERASLAN: “Dijital Güvenlik ve Eğitim”
Savaş ÖZEN: “Dijital Bağımlılık ve Çocuk Psikolojisi”
M. Sayid ÖZCAN: “Aile İçi Dijital Sınırlar ve Bilinçli İnternet Kullanımı” konusunda sunum yaptılar.
Genel Müdürlüğümüzce 30 Nisan 2025 tarihinde Ankara’da, 9 Mayıs 2025 tarihinde Gaziantep’te ilerleyen günlerde ise İstanbul, Adana ve Balıkesir’de aynı konuda konferansların devam etmesi planlanmaktadır.
Ankara, Velilerin İlgiyle Takip Ettiği Maarif Modeli Aile Konferansı’na Ev Sahipliği Yaptı
| Aile Okulu
Genel Müdürlüğümüz tarafından Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında velilerin katıldığı “Maarif Modeli Aile Konferansları’nın ilki, Ankara’da gerçekleştirildi.
Ankara İl Millî Eğitim Müdürü Sayın Yaşar Koçak’ın açış konuşması ile başlayan programda Genel Müdürümüz Sayın Cengiz METE; 2025 yılının “Aile Yılı” olarak ilan edilmesiyle, aile kurumunun korunması ve güçlendirilmesinin ulusal bir öncelik hâline geldiğini; Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin, sadece akademik başarıyı değil, bireyin değerlerle donatılmasını, erdemli ve bilinçli bir insan olarak yetişmesini de esas aldığını; bu nedenle de aileyi, Bakanlığımızın eğitim öğretim süreçlerine katmak için büyük gayret gösterdiğini belirtti.
Ailelerin, çocukların eğitimine daha bilinçli ve etkin bir şekilde katkı sağlaması amacıyla Genel Müdürlüğümüzün yaptığı çalışmalardan bahsetti. “Paylaşacak Çok Şeyimiz Var” anlayışıyla hareket ettiğimiz Aile Okulu kurslarımıza vurgu yaptı. “Değerler, önce ailede başlar ve eğitim, ancak aile ile el ele verildiğinde gerçek anlamını bulur. Unutmayalım; güçlü aile, güçlü toplumun temelidir ve bizler, ancak aileyi güçlendirerek geleceğimizi inşa edebiliriz.” sözleriyle Genel Müdürümüz, henüz bu sürece dâhil olmayan ailelerimizi de aile eğitimlerimiz ile ilgili kurslarımızdan yararlanmaya davet etti.
Millȋ Eğitim Bakan Danışmanı, Eğitimci Yazar Sayın Erol ERDOĞAN, Maarif Modeli Aile Konferansı’na konuşmacı olarak katıldı. Bakan Danışmanımız; il/ilçe millȋ eğitim yöneticileri, öğretmenler, veliler ve Genel Müdürlüğümüz personelinin katıldığı Konferans’ta
“Sen yoksan bir eksiğiz.” düşüncesinden hareket ederek, çocuklarımızın eğitiminde her şey mükemmel olsa bile süreçte aile olmazsa çocuklarımızın istediğimiz gibi yetişemeceğini,
Eğitimin bir süreç olduğunu, bu sürecin farklı aktörleri olduğunu, bu aktörlerin içerisine bir de dijital içerikler eklendiğini; ailelerin yeni aktörlere karşı hazırlıklı ve bilgili olması gerektiğini vurguladı.
Ailelerin eğitim sürecinin güçlü birer aktörü olmasını ve doğru bir yerden süreçlere katkı sağlamasını vurgulayarak bu süreçlerde nasıl yer alacağına ilişkin Genel Müdürlüğümüz tarafından hazırlanan kurslara katılım sağlamalarını tavsiye etti. Maarif Modeli Ebeveyn Okulu Kurs Programı’nın, Aile Okulu Kurs Programı’nın (Aile Okulu1, Aile Okulu 2), Maarif Modeli Öğretim Programı’nın ve Ailem Dizisi’nin içeriklerinden bahsederek “huzurlu bir toplum ve huzurlu bir insan yetiştirmek için” bu programların hazırlandığını vurguladı.
Bakan Danışmanımız, çocukların hayatında sosyolojik ve psikolojik gelişmelerin önemli bir kısmının ilk on yılda tamamlandığını “İnsanın anavatanı çocukluğudur.” (Doğan Cüceloğlu) sözleriyle ifade etti.
Genel Müdürlüğümüz tarafından; Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli çerçevesinde aileyi korumak, güçlendirmek, millî ve manevi değerlerimizi gelecek nesillere aktarmak amacıyla geliştirilen Maarif Modeli Ebeveyn Okulu Kurs Programının tanıtımı ve yaygınlaştırılması için Maarif Modeli Aile Okulu Konferansları farklı illerde de devam edecek.
“TÜRKİYE YÜZYILI MAARİF MODELİ AİLE OKULU BULUŞMALARI” DEVAM EDİYOR
| Aile Okulu
Genel Müdürlüğümüz tarafından Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında velilerin katıldığı “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Aile Okulu Buluşmaları” Adana’da gerçekleştirildi.
Adana İl Millî Eğitim Müdürü Sayın Yusuf TÜFEKÇİ’nin açış konuşmasıyla başlayan programda Genel Müdürümüz Sayın Cengiz METE, 2025 yılının “Aile Yılı” olduğunu hatırlatarak çocuklarımızın hayatında ailenin önemine vurgu yaptı ve ailelerin eğitim öğretim süreçlerine dahil olmalarının öneminden bahsetti. Güçlü bireylerin güçlü aile ortamlarında yetiştiğini belirterek aileleri, aile eğitimi kurslarımıza katılmaya davet etti.
Konferansa konuşmacı olarak katılan Sayın Prof. Dr. Levent ERASLAN, “Hane İçi Dijital Eğitim ve Dijital Güvenlik” konusunda velilerimize bilgiler verdi. Sayın Eraslan, Bakanlığımızın ve velilerimizin ortak amacımızın çocuklarımızı dijital dünyada bilinçli yönlendirmek ve dijital güvenlik konusunda bilinçlendirilmelerini sağlamak olduğunu ifade etti.
AİLE EĞİTİMLERİMİZ DEVAM EDİYOR: TÜRKİYE YÜZYILINDA ANNE-BABA OLMAK
| Aile Okulu
Genel Müdürlüğümüz tarafından Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında velilere yönelik “Türkiye Yüzyılında Anne-Baba Olmak” konferansı, Bakan Yardımcımız Sayın Doç. Dr. Celile Eren ÖKTEN’in teşrifleriyle Ankara’nın Çubuk ilçesinde gerçekleşti.
Ankara İl Millî Eğitim Müdürü Sayın Yaşar KOÇAK’ın açış konuşması ile başlayan programda Genel Müdür Yardımcımız Sayın Mahmut KURTARAN, ailelerin eğitim sürecindeki önemine vurgu yaparak “Paylaşacak Çok Şeyimiz Var” anlayışıyla hareket edilen Aile Okulu kurslarımıza aileleri, katılmaya davet etti.
Konferansa konuşmacı olarak katılan Bakan Danışmanımız Eğitimci Yazar Sayın Erol ERDOĞAN, okul aile iş birliği, dijital içeriklerin eğitimdeki rolü ve ailelerin bu süreçlere nasıl daha etkili dâhil olabileceği konusunda bilgiler paylaştı. Maarif Modeli Ebeveyn Okulu, Aile Okulu Kursları ve Ailem Dizisi’nin aileleri desteklemek ve huzurlu bir toplum inşa etmek amacıyla hazırlandığını ifade etti.
Bakan Danışmanız konuşmalarında
Çocukların eğitiminde, eskiden daha fazla ebeveyn ihtiyacı olduğunu
Geniş aileden çekirdek aileye geçişte çocuğun omzuna el koyan aile bireyi sayısı azaldığını bu nedenle de çocuğa sevgi, şefkat, bilgi verecek kişilerin önemli olduğunu
Kuşaklar arası farklılaşmaya rağmen çocuklar üzerinde nasıl bir etkileşim kurulacağını
İnternet bağımlısı olan çocukların büyük çoğunluğunun ailelerinin internet kullanması ile ilgili olduğunu
Çocuğun şekillenmesinde ailenin önemini
Kitap okuyan ebeveynler arasında büyüyen çocukların doğal kitap okur, kitapsever olarak yetiştiklerini
Çocuğu anlamanın ve iletişim problemlerini azaltmanın en iyi yolunun onunla oyun oynamak olduğunu
Çocuklar hakkında ön yargılı ifadeler kullanmaktan kaçınılması gerektiğini, ön yargılı ifadelerin çocuklar üzerindeki etkilerini, olumsuz cümlelerin ahlak aktarımını, kültür aktarımını ve eğitimi engellediğini
ifade etti.
Maarif Modeli Ebeveyn Okulu, Aile Okulu Kursları ve Ailem Dizisi’nin aileleri desteklemek ve huzurlu bir toplum inşa etmek amacıyla hazırlandığını belirterek, çalışmalar hakkında ayrıntılı bilgi verdi.
Bakan Tekin: “Aileleri Eğitimin Tüm Süreçlerine Dahil Olmaya Davet Ettik”
| Aile Okulu
Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “2024-2025 Eğitim Öğretim Yılı Haziran Dönemi Mesleki Çalışma Programı’nın başlaması dolayısıyla Öğretmen Bilişim Ağı (ÖBA) ve Eğitim Bilişim Ağı (EBA) canlı yayınında öğretmenlere hitap etti.
Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 23-27 Haziran tarihleri arasında, öğretmenlerin ister görev yaptıkları illerde ister tercih edecekleri herhangi bir ilde katılabilecekleri, yüz yüze gerçekleştirilecek mesleki çalışma programının başlaması dolayısıyla öğretmenlere hitap etti.
Bakan Tekin, “Şimdiye kadar hep Bakanlık merkez teşkilatındaki stüdyolarımızdan seminer dönemiyle ilgili sizlerle sohbet ediyorduk. Bu yıl farklı bir uygulamayla bir okulumuzdan sizlerle bir araya gelmek istedik.” dedi. Tekin, Çankaya’da Timur Ortaokulunda öğretmenleri ziyaret ederek yayını buradan gerçekleştirdiklerini belirtti.
Tekin, 2024-2025 eğitim öğretim yılı içinde zorlukların ve fedakârlıkların yaşandığını ifade ederek öncelikle öğretmenlere teşekkür etti.
Tekin, konuşmasına şöyle devam etti: “Bu süreç içinde çalışmak gerçekten zor. Üstüne bir de cımbızla olumsuzluk arayan bir kitleyle de karşı karşıyayız. Ben hep söylüyorum: Türkiye’de yaklaşık 75 bine yakın okul, 18 milyona yakın öğrencimiz var. 1.2 milyon toplamda öğretmenimiz var. Bu kadar büyük bir kitle içinde olumsuzluklar mutlaka olabilir ama olumsuzlukları arayıp haber yapanlara gerçekten çok teessüf ediyorum. Bu kadar büyük bir yapı içinde yapılan o kadar güzel şeyleri görmeyip, bu olumsuzlukları haberleştiren, olumsuzluklar üzerinden algı yürüten devasa bir kitle var karşımızda. Bütün bunlara rağmen psikolojimize, ruh hâlimize, motivasyonumuza sahip çıkarak çok başarılı ve sağlıklı bir eğitim öğretim yılı tamamladık. O yüzden hepinize içtenlikle teşekkür ediyorum. Bu, herkesin kaldırabileceği bir süreç değil.”
“Geri dönüşler doğrultusunda değerlendirme yapacağız”
Hafta boyunca bir yılın ele alınacağını kaydeden Bakan Tekin, beklentilerin paylaşılacağını ve illerden alınacak geri dönüşler doğrultusunda hafta sonu itibarıyla bakan yardımcıları başta olmak üzere genel müdürler ve birim amirleri ile birlikte iki günlük bir program kapsamında bu geri dönüşlerin 2025-2026 eğitim öğretim yılı hazırlıkları bağlamında değerlendirileceğini söyledi.
“Dolu dolu bir yıl geçirdik arkadaşlar. Şöyle baktığımızda bu bir yıl içinde yapılan yenilikleri bir çırpıda saymak mümkün değil.” diyen Bakan Tekin, sözlerine şöyle devam etti: “Birkaç önemsediğim hususu burada sizlerle paylaşmak istiyorum. Biz 2024-2025 eğitim öğretim yılı için üç tane ana politika belirlemiştik. Bunlardan biri, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ydi. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ni yıl içinde uygulamaya başladık. Birçok ortamda söyledik, bir kez daha söylemekte fayda var. Biz Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’yle iki şey yaptık. Bir: Eğitim öğretim programlarımızı çağın gerektirdiği metodoloji ve çağın gerektirdiği içerikle donattık. Bu anlamda revize ettik. İkincisi de bu ülkenin birliği, beraberliği ve devamlılığı açısından çocuklarımızın sahip olması gereken millî ve manevi değerler ve bu değerlere sahip nesil yetiştirmek için atılması gereken adımlar konusunda programlarımıza müdahalelerde bulunduk. Türkiye Yüzyıl Maarif Modeli’nin kabaca böyle iki ana unsuru var, diyebiliriz.”
Türkiye Yüzyıl Maarif Modeli’yle ilgili izleme ve değerlendirme çalışmalarının büyük bir ciddiyetle devam ettiğini dile getiren Bakan Tekin; modelin dinamik, sürekli revize edilebilecek ve zenginleştirilecek bir model olduğunu, bu açıdan geri dönüşlerin kendi alanı ile ilgili her birim tarafından çok önemsendiğini anlattı.
Ayrıca Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının organize ettiği, öğretmenlerin süreçle ilgili görüş ve önerilerini paylaştığı bir platform bulunduğunu hatırlatan Tekin, zümre kavramının da demokratik bir katılım mekanizmasıyla yeniden revize edildiğini dile getirdi.
“İkinci ana gündemimiz mesleki ve teknik eğitimle ilgili oldu”
Tekin, bu yıl içinde ikinci ana gündem maddesinin mesleki ve teknik eğitim olduğunu söyleyerek, mesleki ve teknik eğitim ile ilgili, müsteşarlığı döneminde de birçok yeniliği hayata geçirdiklerini aktardı.
Tekin, bu konuda şunları söyledi: “Hatırlarsanız 2014 yılında Kanun’a proje okul kavramını koyarak mesleki ve teknik eğitimde sektörle birlikte eğitim öğretim süreçlerini yürüteceğimiz meslek liseleri organizasyonuna başlamıştık. Herhangi bir mesleğin eğitimini biz Bakanlık olarak tek başımıza yapmayalım. İlgili sektör temsilcileriyle beraber yapalım, demiştik. Bu anlamda da proje okul kavramı çerçevesinde sektörle üç noktada iş birliği yapabileceğimizi kararlaştırmıştık. Bunlardan biri, ilgili programın müfredatının yazılmasını… Örnek olsun diye söyleyeyim: Ayakkabıcılık programını ayakkabıcılar odasıyla beraber yapalım, demiştik. Bu önemli bir adımdı. İkincisi burada ders verecek kişilerle ilgili eksikliklerimizi sektörde bu konuda tecrübeli kişilerle yapalım, demiştik. Bu da çok önemli bir şeydi. Üçüncüsü de burada öğrenci seçimini sektörle beraber yapabiliriz. Yani bu alanla ilgili yetenekli öğrencilerin tespiti konusunda birlikte çalışabiliriz, demiştik. Böyle bir süreç başlatmıştık. Sonrasında öğrencilerin özellikle iş yeri uygulamalarında öğrencilere ücret ödenmesi konusunda sektör temsilcileri bizden destek istemişlerdi. Biz de hatırlarsanız o zaman asgari ücretin yüzde 30 ve yüzde 50’si, yani usta ve kalfa programlarına göre öğrencilerimize teşvik ödemesi, yani staj ücreti uygulaması başlatmıştık. Yine sektörle yaptığımız değerlendirmelerde üçüncü bir adım olarak da özellikle çocuklarımızın, gençlerimizin iş kazaları ve meslek hastalıklarına karşı sigortalanması prensibini getirmiştik. En son olarak da 2017 yılındaydı -yanlış hatırlamıyorsam- MESEM uygulamasını başlatarak mesleki eğitim merkezlerimizi zorunlu eğitimin parçası olarak kabul edeceğimiz bir düzenleme başlatmıştık. Bu adımlar neticesinde mesleki ve teknik eğitimde gerçekten önemli ilerlemeler kaydetmiştik. 2024 yılı yaz aylarında Sayın Cumhurbaşkanımızın imzasıyla ‘Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesi’ yayımladık ve mesleki teknik eğitimde yeni adımlar başlattık.”
2024-2025 eğitim öğretim yılının da mesleki ve teknik eğitimin gündemin önemli bir başlığı olduğunu ifade eden Bakan Tekin, “Sektöre entegre okul, OSB’ler içindeki okullarımız, pansiyonlu okullarımız vs. birçok yeni adımlar attık. En sonda mesleki ve teknik eğitimde orta öğretim kurumları bünyesinde ortaokullar açılması sürecini başlattık. Pilot olarak uyguluyoruz. Dolayısıyla bu konuda da yıl içinde çok sayıda etkinlik yaptık, çok sayıda yenilik yaptık. Bu da bizim açımızdan 2024-2025 için önemli konu başlıklarından biriydi.” diye konuştu.
“Aileleri süreci dâhil olmaya davet ettik”
2024-2025 eğitim öğretim yılı başlarken gündeme alınan bir diğer konunun da ailelerin rolü olduğunu anımsatan Bakan Tekin, sözlerine şöyle devam etti: “Uluslararası literatürde de bilimsel literatürde de eğitim öğretim süreçlerinde öğretmenlerin ve okulun rolü en iyimser araştırmalarda yaklaşık yüzde 50 oranında ortaya çıkıyor. Yani her şey mükemmel olsa eğitim öğretim sürecinde çocuklarımızın akademik başarısına maksimum yüzde 50 oranında etki edebiliyoruz. Kalan kısım, toplumun diğer alanları. Sakin kaldığınızda şöyle bir hesap da yapın arkadaşlar: 12 yıllık zorunlu eğitimi tamamlayan 18 yaşındaki bir çocuğumuz, gencimiz yaklaşık 160 bin saatlik bir ömür yaşamış oluyor ve bunun da maksimum yüzde 10’unu bile bizimle geçirmiyor okulda. Yani yüzde 10’undan daha altında bir saati bizimle geçiriyor. Biz ne kadar uğraşırsak uğraşalım, biz ne kadar kendimizi bu anlamda zorlarsak zorlayalım; çocuklarımızın, gençlerimizin hayatının yüzde 90’ını geçirdiği başka bir alan var ve biz 2024-2025 eğitim öğretiminde başlarken dedik ki bizim kadar sorumlu olan diğer aktörlerin, diğer paydaşların da süreci dâhil olmasını istiyoruz. Bu anlamda da aileleri sürece dâhil olmaya davet ettik. Daha bilinçli bir şekilde çocuklarımızın akademik başarılarını daha pozitif etkileyecek şekilde bizlere destek olun, beraber çalışalım diye bir kampanya başlattık.”
Bu anlamda da bir dizi etkinliğin hayata geçirildiğinin altını çizen Bakan Tekin, şu açıklamalarda bulundu: “Önce hatırlarsanız okullar başladığında çocukların okula ilk başladıkları anı ölümsüzleştiren bir festival havasında geçsin istedik. Onunla başladık, devamında -kendilerine çok teşekkür ediyorum- Türkiye’nin duayen tiyatrocuları, tamamen hatıra ve dostluğa binaen bize destek oldular ve ‘Ailem’ adlı mini dizi çektiler, 27 bölüm. Burada da aileler çocukların akademik başarılarına pozitif etki etmek için nasıl davranmaları, belki minimal örnekler üzerinden tiyatral ifadelerle anlatmaya çalıştılar. Çok da faydalı oldu. Bu yıl devam ediyoruz ona ama bir farkla devam ediyoruz. Yeni dönemin senaryolarını yazmak isteyen öğretmen arkadaşlarımıza açtık senaryoyu. Her bir dizi için ‘Benim de şöyle bir senaryom var.’ diyen öğretmen arkadaşımıza link vermiştik. İnşallah, yeni dönemde o da yürüyecek. ‘Ailem’ dışında ‘Velivizyon’ diye bir portal oluşturduk ve orada bu bahsettiğim çerçevede ailelerin çocukların eğitim öğretimlerinde, akademik başarılarında etkisiyle ilgili bilimsel çalışmalara, raporlara yer verdik. İyi örnekler, iyi uygulamaların yer aldığı bir portal oluşturduk ‘Velivizyon’ adıyla. Artı her iki dönemde de yaptığımız veli toplantılarında okul yöneticilerimizin velilerle paylaşması için bir sunum hazırladık. Yani veliler şu soruyu sorduklarında ‘Biz çocuklarımızın akademik başarılarına pozitif katkı vermek için ne yapabiliriz?’ Sorusunun cevaplarını bulabildikleri broşürler bastırdık, sunumlar hazırladık. En sonunda bir de aile okulu içinde ebeveyn okulu diye bir program daha oluşturduk. Dolayısıyla biz 2024-2025 eğitim öğretim yılında bu üç konuyu merkeze aldık.”
“Yıl içinde yaptıklarımız sadece bu üç konuyla sınırlı değil”
Hitabında, bu konuların dışında yapılan çalışmalara değinen Bakan Tekin, “Benim çok önemsediğim, Türkiye’de ta 1980’li yılların ortalarından itibaren bir ideal olarak her hükûmet döneminde dile getirilen bir adımı daha hayata geçirdik: Millî Eğitim Akademisini kurduk.” dedi.
Bakan Tekin, 2024’ün Ekim ayında Öğretmenlik Mesleği Kanunu’nun Türkiye Büyük Millet Meclisinde yasalaştığına işaret ederek sözlerini şöyle sürdürdü: “Yasa metninin içinde Millî Eğitim Akademisi de vardı. Bunu da bu eğitim ve öğretimin içinde hayata geçirmiş olduk. Bildiğiniz gibi uzman öğretmen ve başöğretmenlikle ilgili test sınav uygulamasını kaldırdık. Uzmanlıkta özellikle 20 yılın üzerinde çalışan öğretmen arkadaşlarımızın uzman olduktan sonra bir 10 yıl daha beklemeleri gerekiyordu. Yasa metnine koyduğumuz bir ifadeyle onu kaldırdık. Öğretmenlere yönelik şiddet eylemlerine cezai müeyyideleri ağırlaştırdık. Millî Eğitim Akademisi ile beraber de öğretmen istihdamında yepyeni bir model getirdik. Artık bundan sonra öğretmen arkadaşlarımız aramıza katılırken dünya örnekleriyle muadil bir biçimde uygulama eğitimi alarak öğretmen olacaklar. Ayrıca Millî Eğitim Akademisi mevcut öğretmenlerimizin mesleki gelişimleriyle ilgili programlar yapmak göreviyle de görevli. Yine aynı şekilde eğitim kurumu yöneticilerimizin seçimi ve yetiştirilmesi de bundan böyle Millî Eğitim Akademisi üzerinden olacak. Bu da çok önemli bir değişimdi.”
Saydıklarının dışında da yenilikçi çok sayıda uygulamanın yapıldığını söyleyen Bakan Tekin, “”Başladığımız günden beri öğretmen, idareci, herkesle istişare sürecini çok yoğun bir şekilde canlı tutmaya çaba sarf ettik. Attığımız her adım, yaptığımız her işi en az onlarca toplantıda öğretmen arkadaşlarımızla istişare ettik. Hayata geçireceğimiz veya başka bir yerde problem olarak aksettirilen şeyleri, gittiğimiz öğretmenler odasında öğretmen arkadaşlarımızın görüşlerine, önerilerine sunduk. Bunun neticesinde de çok sağlıklı kararlar aldığımızı düşünüyoruz. Yeni dönemde de inşallah buna devam edeceğiz. Yıl içinde yaptığımız toplantılarda, öğretmenler odası buluşmalarında elde ettiğimiz problemleri ve bunları çözecek girişimlerimizi inşallah yaz aylarında sizlerle paylaşacağız. İnşallah, 2025-2026 eğitim öğretim yılında da eğitim öğretim hayatımızı daha da güzelleştirerek gündelik hayatta karşılaştığımız sorunları çözdüğümüz yepyeni bir eğitim öğretim yılına hep beraber sağlıkla, huzurla ve mutlulukla başlarız.” ifadelerini kullandı.
Bakan Tekin, geçen hafta Yapay Zekâ Politika Belgesi’nin yayımlandığını hatırlatarak, “Yeni dönemde sadece biz değil, dünyadaki bütün ülkeler eğitimde ve birçok sektörde yapay zekâ uygulamalarını yaygınlaştırma eğilimindeler. Biz de Milli Eğitim Bakanlığı olarak yapay zekâyı önümüzdeki dönemde de daha yoğun bir biçimde kullanacağımız adımların peşindeyiz. Yapay zekâ destekli birçok uygulama başlattık. Emekleriniz, çabalarınız, fedakârlıklarınız için teşekkürlerimi iletiyorum.” diye konuştu.
Tekin’in konuşmasının ardından, 81 ildeki okullardan canlı yayına bağlanan bazı yönetici ve öğretmenler söz aldı.
Bugüne kadar eğitimde atılan adımlar için Tekin’e teşekkürlerini ileten öğretmenler, yeni eğitim ve öğretim yılının güzel geçmesini diledi.